Güç bir durumda kalmıştım; duymamış gibi davrandım. O ekledi:
— Bu belki de sadece bir kapristi ama, benim kaprislerim senin için kendi keyfinden daha önemli olmalıydı, ne dersin?
Benim düşündüğümün tam tersiydi söylediği, için için anladım bunu. Bereket versin ki, bu sırada hizmetçi kadın girdi de, orada bıraktık sözü. Daha sonra, gezinti sırasında, yeniden bu konuya girmeye çalıştım, çünkü pişman olmuştum, Léda düşüncelerime kansın istiyordum. Ama bu sefer de beni şaşırttı, tatlılıkla konuştu:
— Artık bunu konuşmayalım, olur mu, Silvio? Bu sabah pek dokunuyordu bu bana, niçin olduğunu bile bilmiyorum ama, iyice düşündükten sonra, işi büyüttüğümü anlıyorum; buna artık hiç önem vermiyorum emin ol…
Samimi, bir bakıma da sabahki öfkesine hemen hemen pişman olmuş gibi görünüyordu. Israr ettim:
— Emin misin?
— Yemin ederim, diye atıldı, niçin sana yalan söyleyecekmişim?
Sustum, başka şeyler konuşarak devam ettik gezintiye. Böylece, karımın bu konuyu kafasından iyiden iyiye çıkardığına inandım.
Yukarıdaki satırları romanın içeriğinden bağımsız, tek başına bir esermiş gibi düşünerek aktardım. Amacım ikili ilişkilere dair bir iki satır kalem oynatmaktı; ama bu zor ve riskli bir alan. Aklımdan geçenlerin bir özetini belki yazının başlığında hissettirmeliyim.
“Neyse, hizmetçi kadın girdi…” deyip susmak.


