Bir önceki yazımda (ki kendisi bir tık yakındadır) ünlem’in ne olduğu üzerine kısa bir soru işareti koydum kendi kendime. Yazıyı yazdıktan sonra da aklıma takıldı: Ünlem nedir?
1. isim, dil bilgisi Sevinç, kıvanç, acı, korku, şaşma vb. duyguları vurgulu olarak anlatan veya seslenme için kullanılan kelime; nida: Ah!, Oh!, Eyvah!; Kardeşim!, Canım! vb.
2. isim ► ünlem işareti. (bkz. TDK)
Verilen örnekte görüleceği üzere iki tür ünlem var. Birincisi, gerçek anlamda ünlemler, yani tek başına kelime olarak anlam taşımayan, fakat duygu olarak vermek istediği duyguyu verebilen kelimeler. Ay! Oh! Hoppala! Üf! …gibi. Bu kelimelerde duygunun ne olduğunu gösteren unsur ses ve vurgudur. Örneğin Ay! denildiğinde sıkıntı mı, heyecan mı, üzüntü mü olduğunu sesten ve vurgudan anlarız. İkincisi, ünlem değeri kazanmış kelimeler. Kardeşim, canım, birader vb. kelimeler günlük hayatta ünlem olarak kullanılmamakla birlikte yeri geldiğinde ünlem anlamı kazanabilir. Yani gerçekte ünlem olmayan; fakat seslenme olarak kullanıldığında ünlem olan kelimeler.
Anlamsız kelimelerin sonuna ünlem işareti koyulması zorunluluktur; bu zorunluluğu getiren kelimenin kendisiyle birlikte gelen anlamı ve duyguyu yüklenmesidir. Fakat anlamlı kelimenin sonuna ünlem koyulmadığı zaman kelime ünlem olma duygusunu yitirir, kendi anlamına döner. Örneğin: “Çalılara taş attım. ‘Kuşlar!’ diye bir ses geldi arkamdan.” cümlesinde Kuşlar kelimesinin bir ünlem olduğu sonundaki ünlem işaretinden anlaşılır, şayet sonunda bir ünlem işareti yer almasa arkadaki sesin normal bir tonda, abartısız bir konuşmaya başladığını da düşünebiliriz. Ama aynı cümleyi örnek verirsek ve ünlem kullanmadan “Çalılara taş attım. ‘Eyvah.’ diye bir ses geldi arkamdan.” yazarsak, buradaki eyvah kelimesinin bir ünlem olduğu ve sonundaki ünlem işaretinin unutulduğu düşünülür. Doğrusu: “Çalılara taş attım. ‘Eyvah!’ diye bir ses geldi arkamdan.” olmalıdır. Eyvah kelimesi yalnızca anlamını değil, duygusunu da taşır; halbuki kuşlar kelimesine ünlem işareti koymazsak sadece anlamı gelir, duygusu saklı kalır, ne niyetle söylendiği anlaşılmaz. Kısacası kelimeye ünlem ifadesini veren cümlenin sonuna koyduğumuz ünlem işaretidir, demekte bir yanlış yoktur. Yani örneğimizdeki kuşlar, birader, canım, hemşehrim kelimelerinin ünlem olduğunu göstermek için cümlelerinin sonuna ünlem işareti koymak gerekir.
O halde ünlem işareti koyulmasa bile ünlem olduğu anlaşılan kelimeler ile ünlem işareti koyulmadığında ünlem olduğu anlaşılmayan kelimeler arasındaki fark gerçek ünlemler ve ünlem değer kazanmış kelimeler gibi bir tanımla belirgin olmuştur.
Soru şu: Ünlem değeri kazanmış kelimeler ünlem işareti ile taçlandırılırken anlam olarak değilse bile duygu olarak gerçek ifadelerinin dışında bir görev yüklenmişler midir? Örneğin “Birader, sana da bir şey denmiyor!” veya “Canım, nasıl da yorulmuşsun!” Bu iki cümlede yer alan birader ve canım kelimeleri ünlem olarak mı yer almıştır, hitap olarak mı? Ben cümle sonlarına ünlem koydum; ama nokta da kullanılabilir miydi? Ya da şöyle yazsam “Birader! Sana da bir şey denmiyor.”, “Canım! Nasıl da yorulmuşsun.”
Şimdi aklımız karıştı; çünkü fark ettik ki aslında ünlem kocaman bir cümlenin sonuna da gelebilir. Örneğin “Ağzımı açtırmayın benim!” cümlesinin ünlem işareti gerektirmediğini söylemek mümkün mü? Bence mümkün değil. Yani ünlem cümlesi diye bir tanım da kullanabiliriz… ki birçok araştırmacı, dilbilimci ünlem’i kelime üzerinden tanımlıyor; halbuki “Ağzıma açtırmayın benim!” örneğinde ünlem kelimesi olabilecek hiçbir kelime yok.
Buradan yola çıkarak, soru şu: Ünlem nedir? Bir işaret mi? Bir kelime mi? Bir ses mi? Bir biçim mi?


