Guy de MAUPASSANT’ın ilk romanı olan Bir Hayat1 / Une Vié yönetmen, eleştirmen Alexandre ASTRUC tarafından filme uyarlanmış. “Bir romanın içine nasıl sıçılır?” sorusuna cevap arayanlar kesinlikle önce Bir Hayat‘ı okuyup sonra Une Vie‘yi seyretmeliler. Yani bir uyarlama bu kadar mı roman bozularak yapılır! Sinematografik açıdan, çekim, dekor, görüntü vs bağlamında yazmıyorum; sadece bir romanın uyarlanması açısından bakıldığında tam bir felaket. Karakterleri değiştirmekten tutun da, zaman çizelgesini bozmaya kadar; ölmeyenlerin ölmesi, romanda olmayanların olması, en kritik bölümlerin romandan çıkarılması… MAUPASSANT naturalist, realist akımlara dahil edilirken, roman tamamen akımından çıkmış romantik olmuş.
Bu filme kadar ASTRUC hakkında hiçbir bilgim yoktu. (O da benim bilgisizliğim.) Meğer önemli bir sinema insanıymış. Fransız Yeni Dalga hareketine caméra-stylo (kamera-kalem) kavramı ile büyük bir katkı sağlamış. Neymiş bu caméra-stylo? Yönetmenin kamerasını yazarın kalemini kullandığı gibi kullanması gerektiğini söylüyormuş. Yani? Yönetmenin kişisel düşüncelerini ve duygularını film aracılığıyla ifade edebileceği düşüncesiymiş. Yani? Yönetmen de yazar gibi özgün, kişisel bir ses oluşturabilirmiş. Bu düşünce Yeni Dalga ve Auteur anlayışının temellerini oluşturuyormuş… İlginç tabii… 1994 yılında, sinemadaki başarıları nedeniyle Académie Française’in René Clair Ödülü’nü alan ilk kişi olmuş.
Filmin hoş bir yanı tabloyu andıran görüntülerin olması. Örneğin göl kıyısındaki piknik sahnesi, av sahneleri, bayır aşağı koşma sahnelerindeki görüntüler; deniz, yelkenli, salkım söğütler, at arabaları vs. kesinlikle MANET, MONET tablolarını andırıyor. Empresyonist ressamların MAUPASSANT’ın çağdaşları olmalarını yönetmen filmde neredeyse birebir benzerlikle yansıtmış.
Ama en güzeli ne diye düşündüğümde, kesinlikle filmin tema müziği geliyor aklıma. Açılış sahnesiyle birlikte Roman VLAD’ın zihinlere yerleşen melodisi gerçekten çok hoş. Film boyunca yer yer kullanılıyor ve etkili de oluyor. Bu eseri duymak bir kazanç işte.
Alexandre ASTRUC sinemanın gelişiminde çok önemli bir yerde bulunmuş, çok önemli kişileri tanımış, çok önemli kişilerle birlikte hareket etmiş, öncü olmuş; ancak her iyi futbolcunun iyi teknik direktör olacağı nasıl kesin değilse, her iyi eleştirmenin veya fikir adamının iyi bir yönetmen olacağı da kesin değilmiş ki geliştirdiği caméra-stylo düşüncesi dışında ASTRUC’un dünya sinema arşivine hediye ettiği güçlü bir filme rastlayamadım.
- Bir Hayat, Guy de MAUPASSANT, Bilge Yayıncılık, Çev. Nesrin ALTINOVA, 1985 ↩︎


