Mariano AZUELA’nın Ağalar romanında şöyle bir bölüm okudum:
Don İgnacio, “Bir atasözü vardır,” diye söze başladı. “Sağ elin yaptığını sol el duymamalı!..” (s.46)
Açıkçası önyargılı davrandım, Oda Yayınları’ndan 1983’te çıkan kitabın çevirmeni Mehmet HARMANCI olunca tercümeye güvenemedim. Muhtemelen aslında burada yabancı dilde bir deyim, atasözü benzeri bir söz vardır, Mehmet HARMANCI çevirirken kendince dilimize uygun biçimde uyarlamıştır, diye düşündüm. Ama özgün metinde ‘sağ elin yaptığını sol el duymamalı‘nın ne olarak geçtiğini merak ettim; belki değişik bir söz vardı.
Kitabın İngilizce’den tercüme edilmiş olduğunu düşündüğüm için İngilizcesini buldum:
“The proverb says,” said Don Ignacio, “not to let your left hand know what your right hand doeth.”… (s.126)
İlginç. Aynı. Tercümede sıkıntı yok. İngilizcesinden de içime bir kurt düştü, İspanyolcasını buldum:
Dice el proverbio ‘lo que tu mano derecha dé, que tu mano iz quierda lo ignore’ -dijo don İgnacio… (s.26)
Birebir aynı. İyi ama, biz bu sözü hadis olarak biliyoruz; yani Hz. Muhammed’in Müslümanlar için verdiği bir kural, nasihat, tavsiye değil miydi bu söz?
Bu kez kendimden şüpheye düşüp hadis mi , değil mi diye araştırdım.

Ebû Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Başka bir gölgenin bulunmadığı Kıyamet gününde Allah Teâlâ, yedi insanı, arşının gölgesinde barındıracaktır: Âdil devlet başkanı, Rabbına kulluk ederek temiz bir hayat içinde serpilip büyüyen genç, Kalbi mescidlere bağlı müslüman, Birbirlerini Allah için sevip buluşmaları da ayrılmaları da Allah için olan iki insan, Güzel ve mevki sahibi bir kadının beraber olma isteğine “Ben Allah’tan korkarım” diye yaklaşmayan yiğit, Sağ elinin verdiğini sol elinin bilemeyeceği kadar gizli sadaka veren kimse, Tenhâda Allah’ı anıp göz yaşı döken kişi.”
Buhâri, Ezan 36, Zekât 16, Rikak 24, Hudûd 19; Müslim, Zekât 91. Ayrıca Bk. Tirmizî, Zühd 53; Nesâî, Kudât 2
Ve bir kaynak daha:
îbni Mes’ûd rivayet ediyor: Üç kişi vardır ki, Allah onları sever: Gece kalkıp Allah’ın kitabını okuyan kişi. Sağ elinin verdiğini sol elinden gizleyecek kadar sadakayı gizli veren kişi. Bir savaşta bulunup da arkadaşları bozguna uğrayıp dağıldıkları halde, sebat ederek düşmanın üzerine yürüyen kişi.
Ebû Davud, Cihad: 36; Timizi, Cennet: 25.
1912’de Meksika’da geçen bir romanda bir hadis ya da Hz. Muhammed’in bir sözü, nasıl oluyor da Meksika’daki bir ağanın dilinden dökülüyor? Belki Hristiyanlık’ta da benzer bir öğreti vardır demekten başka bir çıkar yol bulamıyorum. Öyleyse bile Hristiyanlık İslamiyet’ten önce vücut bulduğuna göre bu söz Hz. Muhammed’e atfedilebilir mi?
Türk Dil Kurumu sözlüğünde atasözü olarak var: sağ elinin verdiğini sol elin görmesin. Acaba Hz Muhammed’in sözünden evvel de kullanılagelen bir söz müydü? Mesela tahtaya vur/knock on wood gibi yayılmış bir söz mü? Ya da bir atasözü Hz. Muhammed’in ağzından çıkmakla hadis özelliği kazanır mı?
Bilemedim ben onu! Meksika’ya yolum düşerse selamünaleyküm, diyeceğim, bakalım ne cevap alacağım!


