BEN BİZ’İ HATIRLAYAMADIM

Elio VİTTORİNİ’nin Sicilya Konuşmaları‘nda şöyle bir cümle  var.

Şaşırdım ve cümleyi tekrar okudum. Biz mi? Biz ne ki? Birinci çoğul şahıstan bahsediyor olamaz herhalde? Biz kelimesinin farklı bir anlamı olmalı, diye düşündüm. Araştırdığımda aslında biz‘i bildiğimi, fakat adının ne olduğunu bilmediğimi fark ettim. TDK tanımı şöyle:

Biz: i. (Çağatay. bigiz) İğne batırılması zor olan sert şeylerin dikilmesinde, iğnenin geçebilmesi için delik açmaya yarayan ucu sivri ve ince, demir âlet, tığ.

Bazı şeyler görsel hafızamızda yer etmesine rağmen Türkçe karşılıklarını bilmiyoruz galiba. Bunun iki nedeni olsa gerek, ya şey‘in kendisini görsek bile adını hiç duymamış oluyoruz ya da adını duymuş fakat önemsememiş, hayatımızın geri kalanında cümle içinde hiç kullanmamış oluyoruz… Ben biz‘i ne kadar kullanmış olabilirim?

Düşününce, kelime hazinemizin gelişmesine katkıda bulunmak için hiçbir çaba sarf etmediğimizi fark ettim. Doğal akışında kelime hazinemiz ne kadar doluyorsa onunla idare ediyoruz, üstüne katmak için fazladan bir çaba sarf etmiyoruz. Halbuki insan her gün, bilemedin üç günde bir yeni bir kelime öğrenmeyi alışkanlık edinse ve bu kelimeyi kelime defterine birkaç farklı cümle kurarak kaydetse acaba düşünce yetisi ve konuşma becerisi anlamında bir gelişme sağlayabilir mi?

Kelime defteri fikri fena gelmedi bana, hemen uygulamaya koymaya karar verdim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir