Alexandra KOLLONTAI’nin Bir Büyük Aşk’ı üç öyküden oluşan bir kitap. Kitapla aynı adı taşıyan ilk öykü yüz on sayfa, roman tadında. Sonra on beş sayfalık Otuz İki Sayfa diye bir hikaye ve sonra dört sayfalık Tartışma adlı bir öykü var. Benzer içerikte yazılar. Kadınların erkekler karşısındaki çaresizlikleri, sevip kopamamaları, bir kadın olarak kalma savaşları vs. Kadının toplum karşısındaki savaşından ziyade kadının duygularıyla bir erkeğe karşı savaşı odaklı bir anlatım hâkim. Konu bu çerçeve ve bu yoğunlukta ele alınınca romance mi feminist roman mı belirginlik kazanamıyor. Anlatımının akıcı ve güçlü olduğu tartışılmaz.
Bir Büyük Aşk‘ın girişinde uzunca bir tarihi açıklama var. Açıklamada KOLLONTAI’nin Lenin’le yaşadığı aşka, Lenin’in metresi olduğu söylentilerine dair ve Lenin’in genel olarak kadınlarla ilişkilerine dair doğruluğu kesin ve doğruluğu muhtemel bilgilere yer verilmiş. Kitaptaki kişilerin de bu okuma üzerinden düşünülmesi, değerlendirilmesi tavsiye ediliyor bir anlamda. Kitabın kendisi anlatılanların Lenin anekdotları olduğunu savunmasa da önsözü yazan Cathy PORTER ilişkiler ağının benzer olduğunu ve örtülü bir tanıklık olduğunu ima ediyor.
Okuduklarıma göre özetliyorum: Lenin rezil bir adammış. Çapkın desem çapkın değil, maço desem maço değil, pısırık desem pısırık değil… Bence kafasına göre hareket eden bencil bir tipmiş. Hani bazıları vardır, her türlü rezilliği yapar ve kendince savunma mekanizmaları kurup kendini haklı göstermeye çalışarak işin içinden çıkar, hatta yetmezmiş gibi karşı tarafı suçlu hissettirir ya… Lenin özel hayatında aynen öyle bir tipmiş intibaı bıraktı bende.


