Ali DÜNDAR Türkçe’ye gönül vermiş, hatalı kullanımları, hatalı kullanımların yaygınlaşmasını dert edinmiş bir dilci. Türkçesi Varken adlı çalışmasında güzel saptamaları var. “Başka dillerden ödünç alınan ya da ‘fethedilen kelimeler’ dilin varsıllığını kanıtlamaz, olsa olsa o dilin dışa bağımlılığını açıklar…” diyor. Ve son sayfada üzerinde düşünmemiz gereken bir saptamayla tamamlıyor: “Bilinen bir şeydir ki, dillerin varsıllığı sözcük yığını, sözcük bolluğu ile değil, sözcük ve kavram üretimindeki yapısal özelliğine ilişkindir.” Buradan bize dilimizin aslında ne kadar üretken olabileceğini hatırlatıyor.
Bazı bölümlerde fazla takıntılı gibi görünen eleştirileri çoğu yerde yerli yerine oturmuş. Sıfat yerine önad, ibare yerine sözce, istihdam yerine işlendirme uygun örnekler görünmekle birlikte terörist yerine ürkünçmen, çok kullanışlı görünmüyor.
Benim en çok takıldığım ise Arapça’dan gelen –i takısını kullanmak yerine Fransızca’dan gelen –sel takısını doğal karşılaması. Prof. Dr. Hasan Tahsin BANGUOĞLU –sel, -sal’a karşı çıkmış ve bunlara göre on tane farklı takı kullanılabileceğini yazmıştı.
Örnek vereyim: “…birtakım askersel, siyasal oluşumlarca da desteklenince…” (s.87) yazmış Ali DÜNDAR. Bunu BANGUOĞLU’nun önerdiği eklerle yazmak istersek şöyle seçenekler sunabiliriz:
“…birtakım askerce, siyasetçe oluşumlarca da…”
“…birtakım askerden, siyasetten oluşumlarca da…”
“…birtakım askerli, siyasetli oluşumlarca da…”


