Anton ÇEHOV oyunlarını okumaktan ve sahnelenen eserlerini defalarca seyretmekten bıkmayacağım bir yazar. Bu benim görüşüm ve görüşümü belirtirken 2025 yılındayım. Ama ÇEHOV’u -tam tarihini veremesem de- gençliğimden beri severim. İşin ilginci, ÇEHOV’u benden önce beğenen milyonlarca insan yaşadı bu dünyada ve her biri kendi yaşadıkları tarihlerde ÇEHOV’u beğendiler, taktir ettiler. ÇEHOV’un eserleri yaşadığı dönemin (1860-1904) sonrasında da beğenildi, tiyatro eserleri defalarca ve defalarca sahnelendi, alkışlandı. Muhtemeldir ki önümüzdeki yıllarda da -en azından uzunca bir süre daha- ÇEHOV sahnelerden düşmeyecek ve her zaman çekirdek repertuvarlardaki yerini alacak. Neden? Çünkü ÇEHOV her defasında sahnelenecek, okunacak ve birçok kişi hayatında ilk kez seyredecek, okuyacak; ÇEHOV’u keşfedecek, yaşayacak. Bazılarımız tekrar tekrar seyredecek, okuyacak.
Ya kendine special one diyen MOURINHO?
MOURINHO’nun aldığı kupaların listesini buraya aktaracak ve sayfa dolduracak değilim. Diğer başarıları da beni hiç ilgilendirmiyor. Neden? Çünkü hepsi geride kaldı. O başarılar, o kupalar, o heyecanlar tekrar yaşanmayacak. Onların tekrar yaşanabilmesi için tekrar sahnelenebilmesi gerekir. Sahnelenebilir mi? Mümkün. Sahneleniyor mu? Hayır. Artık ortada alkışlanacak bir başarı yok. Alkışlanmak istiyorsan beş sene önce sahneye koyduğun oyunu anlatmayacaksın, sahneyi dolduracaksın MOURINHO. Senin eserlerin yok, başarıların var. Senin eserin şu an sahnelediğin neyse o. Ve bu berbat bir eser. Berbat bir eserle sahneye çıktığın halde geçmiş başarıların nedeniyle kimse seni alkışlamak zorunda değil. Nice opera, nice tiyatro oyunu yazarın bir önceki başarısını yakalayamadığı için ıslıklanmıştır, seyircisiz kalmıştır, gösterimden kaldırılmıştır. Üzgünüm ama şu an sahnelediğin eserinin bize verdiği bir tat, duygu, haz yok. Bize duyguyu verecek olan geçmiş başarıların değil, sahnelediğin temsil… ve bu temsil gerçekten BERBAT.
Unutma Jose MOURINHO… ÇEHOV değilsin.


