Marta TIKKANEN’in Bir Erkeğe Nasıl Tecavüz Edilir adlı kitabını okumaya başladığımda biraz şaşırdım; çünkü tecavüze uğramış bir kadının kendisine tecavüz edene haddini bildirme, tecavüze uğramış bir kadının duygularını hissettirebilme çabasıyla yola çıkıyor eser… ve Finlandiya’da. Evet, beni şaşırtan kısım olayın (kurgunun tabii ki) Finlandiya’da geçiyor olması. Ben kuzey ülkelerinde böyle suçların işlenebileceğine pek ihtimal vermiyormuşum, onu fark ettim. Acaba gerçekliği var mı diye çok basit bir internet taramasıyla kuzey ülkelerinde de hiç de yabana atılmayacak kadar tecavüz olayı yaşandığını gördüm. Elbette bizdeki gibi ata sporu tadında olmasa da epey fazlaymış.
Kitapta şöyle bir paragraf var, insana erkeğin her coğrafyada aynı olduğunu düşündürtüyor:
“Irzına geçilen kadın yoktur, diye okumuştu. Sadece tahrik edici giyinen, tahrik edici davranan, tahrik edici bakan, tahrik edici düşünceleri olan kadın vardır.” s.36
Yazar kuşkusuz bir yandan karakterin düşünce dünyasını yansıtırken bir yandan da toplumdaki çarpık düşüncelerin eleştirisini kaleme almış oluyor. Bakış açısının bizden farkı yok; çünkü bizim ülkemizde bu görüşü savunan hükumet yetkilileri var.
Bunun yanı sıra erkek dünyasının benzeştiği başka noktalar da var:
Babanız hızlı sürücü, öyle değil mi? Hele direksiyondayken bir kadın yolunu kapatmaya görsün, sapakta ilk geçiş hakkını kullansın ya da ışıklarda yeşil yanar yanmaz öne geçsin. O zaman babanız hemen dersini verir, önce kadını geçer, sonra ancak son anda fren yaparak kurtulabileceği şekilde hemen burnunun dibinden şerit değiştirir, ne olacak aptal tavuk. Bunu her zaman yaptığını siz de biliyorsunuz. Bu kadın milletine fazla yüz vermemeli. Hele altında onca güçlü bir araba olan bir erkekle yarışmak. s.103
Bu aynı ben! :)))


