Bazı kelimelerin telaffuzu dilimize yanlış yerleşmiş ve öyle gidiyor. Elbette herkes yanlış telaffuz ediyor değil, doğrusunu bilip kullananlar da var. Düşününce, bir dilin doğrusu yaygın kabul görmüşüdür gibi geliyor bana. Yaygın kullanıma kapılıp doğrusunu çöpe atalım demiyorum; ama yaygını kınamayalım, yanlış kabul etmeyelim.
Örnek vermek gerekirse, mütevazı kelimesini çoğunluk mütevazi diye telaffuz ediyor. Sıkıntı yok, o halde ikisi de doğru kabul edilebilir. Ya da çoğumuz dinazor diyoruz, halbuki doğrusu dinozor; ama dil için dinazor daha kolay, daha uygun demek ki. Türkçe’nin aklı bunu çağırıyor, dil kendi doğrusunu buluyor.
Bence tehlike başka yerde. Şayet yabancı bir kelime dilimize girdiğinde özgün sesiyle, yani yabancı vurgusuyla giriyorsa Türkçe’nin ses aklı bozulmaya başlıyor demektir. Örnek: konsept. Kelimenin özgün hali concept, telaffuzunu hemen hemen aynı sesle ve vurguyla duyuyoruz. Update, online, link, confirm, deadline, breif, start, brain storming gibi birçok kelime özellikle iş alanında sıklıkla kullanıyoruz ve ne yazık ki aynen yabancıların kullandığı sesle, kendi sesimize evirmeden kullanıyoruz. Üstelik çoğu kelimenin Türkçe karşılıkları var sözlüğümüzde. İstisna kelimeler kullanılabilir; ama bu derece yaygın yabancılaşma beni tedirgin ediyor. Zira günlük hayatta muhatap olduğumuz büyük küçük birçok işletme yerli olmasına rağmen ismi, ürünleri yabancı ve yabancı dilde telaffuz ediliyor. Örnek: A Tower, A Plaza, otel isimleri, gıda ürünleri (Negro, milk burger, crax, coco star, jasmine, coco troy, escape, dolcero, brawo rio vs.)
Dilimiz yabancı bir kültürün ses dünyasına o kadar alışıyor ki bir gün tamamen o dilleri kullanırsak şaşırmayacağım. Bir millet hangi dili konuşuyorsa o dilde düşünür.


